Yanıyoruz. Ormanlarımız yanıyor. Hem de her geçen gün daha da şiddetlenerek, bir öncekinden daha fazla insan-hayvan canına, doğa tahribatına mal olarak.Ülkemizde ve dünyada genellikle bir bölgede yangın çıkmışsa insan ve insanların yerleşim yerlerine sıçramamışsa, bir insanın hayatına mal olmamışsa genelde şöyle bir haber yapılır: Orman yangınında can kaybı olmadı.

Onlarca hayvanın barındığı, sığındığı, beslenmesini, korunmasını sağladığı ormanlarda hiç mi can kaybı yaşanmaz? İnsanın canı can iken hayvanın canı neden can sayılmaz? En son Türkiye’de, Hatay’da çıkan büyük yangında birçok hayvan dostumuz yanarak yaşamını yitirdi. Kaplumbağalar, sincaplar, tavşanlar ve nicesi..Kurtarılmayı bekleyen binlerce hayvan vardı. İnsanlar sadece insanlara yardım ederken ya da insanlar sadece kendi barınma yerlerinin yanmaması için mücadele ederken o ormanda yüzlerce, hatta binlerce havyan yanarak can verdi.

İnsan merkezcilik o kadar çok içimize, zihinlerimize işlemiş, yerleşmiş ki toplumun haber alma merkezleri arasında yer alan basın, orman yangını haberi sunarken sadece ölen insan sayısını veya insanların bulunduğu durumu bizlere aktarıyor. Ya da o bölge de yaşayan herhangi bir vatandaşın söylediği ilk şey birçok insanın ve yaşam alanlarının zarar görmesi oluyor. Neden insanların aklına hayvanlarda gelmiyor ya da neden onların zarar görmesi, yanarak ölmesi bu kadar normalleştiriliyor, görmezden geliniyor? Bir insanın yanarak çıkardığı ses ile bir hayvanın yanarken çıkardığı ses, acı farklı mı? Bir köpek, tavşan veya kaplumbağa o yangında yavrusunu yanarak kaybederken acı çekmez mi? Acı insana mahsus olan bir şey midir?

Bir insan yangın esnasında nefes almakta güçlük çekerken, bir hayvanda nefes almakta zorlanamaz mı? Bir insan yanmamak için oradan oraya koştururken, bir hayvanda ölmemek için saklanacak bir yer arayamaz mı? Bir hayvan canının derdine düşemez mi? İnsanlar her ne kadar hayatlarının merkezlerine kendilerini koysalar da bu hayatta onlarla birlikte aynı haklara, aynı yaşam hakkına sahip olan milyonlarca hayvan, bitki ve niceleri var. Yapmamız gereken bu canlıları görmezden gelmek değil aksine ilk fırsatta onların yanına koşabilmek ve koruyabilmek. Kendimizi onların yerine koyarak yaşamaları için mücadele etmek.

Orman yangınlarının sadece insanlara zarar vermediğini, sadece insanların yaşam alanlarını etkilemediğinin farkında olalım. Ormanların asıl sahibinin bizler değil hayvan dostlarımızın olduğunu bilelim. Çıkan en küçük yangında dahi onların yaşamlarını kurtarmak, onların yaşam alanlarını koruyabilmek önceliklerimizden biri olsun. Onların bir mal değil, nefes alan, yaşayan, çoğalan, ekosisteme katkısı ve faydası olan, yaşam hakları ve barınma hakları olan canlılar olduklarını unutmayalım.
Hayvan dostlarımızın aynı acıları yeniden yaşamaması ve görmezden gelinmemeleri dileği ile..